İstanbul Enderun Eğitim ve Kültür Vakfı Sitesi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa KÜLLİYELER
Külliyeler

BURSA İNEGÖL - İSHAKPAŞA KÜLLİYESİ

E-posta Yazdır PDF

BURSA İNEGÖL - İSHAK PAŞA KÜLLİYESİ

BURSA İNEGÖL - İSHAK PAŞA KÜLLİYESİ

BURSA İNEGÖL - İSHAK PAŞA KÜLLİYESİ

İnegöl’ün merkezi yerinde çarşı içinde yer alan İshakpaşa Külliyesi, cami, medrese ve türbeden oluşmaktadır. Mimari özellikleri bakımından Bursa üslubu özelliklerini barındıran külliye, 15 yy. Osmanlı Türk mimarisinin günümüze kadar gelen örnekleri arasında önemli bir yere sahiptir. Külliyenin vakfiyesinden, yapının imaret, zaviye, medrese, han, türbe ve ahırdan oluştuğu anlaşılmaktadır. Ancak imaret, zaviye, han ve ahırlar bugün tamamen ortadan kaybolmuştur. Yerleri dahi belli değildir. Ancak imaretin yanına medrese de yaptırdığından hareketle, zaviye, han ve ahırların külliyenin batı orta kısmında olduğu düşünülmektedir.

1887 yılında Abdülhamit döneminde külliyenin tamir edildiği caminin giriş kapısı üstündeki 59x83 cm. ebadındaki dört satırlık kitabeden anlaşılmaktadır. Bölgenin güney kısmına bugün belediye çarşısı adıyla anılan bedestenin yaptırılmasının, külliyenin genişletilmesini amaçladığı sanılmaktadır.

İshakpaşa Külliyesinin ayakta kalabilen tüm yapıları 1961-1969 yılları arasında vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılmıştır. Bir zamanlar caminin batısında kuzey-güney doğrultusunda uzanan 15 adet küçük sıra dükkanlar 1966 yılında dönemin Belediyesi tarafından yıktırılarak külliyenin etrafı genişletilmiştir.

 

KOCAELİ GEBZE - ÇOBAN MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ

E-posta Yazdır PDF

Çoban Mustafa Paşa Kimdir

Gebze’nin kuzey batısına hakim olan bir tepe üzerinde yer alan büyük ve görkemli mimari manzume, Mimar Sinan’nın eserlerinden birisidir. Adı Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’dir. Şimdilerde Gebze’nin  aşırı kalabalıklaşan ve her tarafı betonlaşan şehir merkezinin içersinde kalmaktadır. Belediye binasının kuzey-doğu tarafına düşmektedir.

Külliye’nin 1523 yılında yaptırıldığı ve yaptırıcısının da Çoban Mustafa Paşa olduğu bilinmektedir. Bu bilgiler caminin taş kapısı üzerinde bulunan yazıtta yazılıdır.  Çoban Mustafa Paşa, aslen Bosnalı olup, babası Abdülkerim’dir. Genç bir çoban iken Sultan Yavuz Selim ile Mısır Seferi’ne katılır, sonraları Piri Mehmet Paşa’nın koruyuculuğuna alınır. Zaman içersinde çeşitli mevkilerde yükselir. Sırası ile Kapıcıbaşı ve Rumeli Beylerbeyi olur. Sonraları Yavuz Selim’ in kızı ile evlenip Hakan’nın damadı olur.

Daha sonraki zamanlarda Divan-ı Hümayun 3. Veziri olur. Ardından 2. Vezirliğe terfi eder. Kanuni Sultan Süleyman zamanında da Vezirlik görevini yürütür. Kanuni orduları ile  1521 yılında Belgrad Seferi’ne, Serdar olarak Rodos Seferi’ ne katılır. En sonunda Sultan Süleyman tarafından Mısır valiliği’ne atanır. Bu görevini yaklaşık altı ay kalır.

Mısır’da çıkan bir isyanı bastırır. Ardından İstanbul’ a geri çağrılarak tekrar vezirliğe getirilir. Sağlığında Gebze’ye çeşitli vakıflar, cami ve diğer mimari eserler yaptırır. İstanbul’ da vefatından sonra, kendi adına yaptırmış olduğu Gebze’ deki külliyede caminin ön tarafında yer alan türbesine gömülür. 

Çoban Mustafa Paşa Külliyesi

Şayet İzmit ve civarında oturuyorsanız ve Osmanlı eserlerinden, tıpkı Sultan Ahmet Camii gibi bir eseri, cami ya da etrafı çevrili büyük bir mimari eseri bir arada görmek isterseniz, bence en yakında ulaşabileceğiniz yer Gebze’deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’dir. Etrafını çeviren taş avlusuna, her hangi bir girişinden girdikten sonra kendinizi 15. ile 16. yy. döneminde her hangi bir Osmanlı yerleşim yerinde hissedebilirsiniz. O derece otantik, o derece özgün ve o derece ulvi huzur ve dinginlik verici bir ortam.


Çoban Mustafa Paşa Külliyesi (1930)

Avlu içersinde yer alan ve yapraklarının altına güneş ışınlarının sızamadığı ulu ağaçlar, kuzey tarafta boylu boyuna uzanan apdest alma çeşmeleri ve batı tarafında yer alan bazı idari odaların da bulunduğu kemerli dinlenme bölümü. Hele batı kapısının girişinden sonra yer alan mermer oturaklar ve etrafındaki bezemeler, oturana ayrı bir huşu veriyor.Cami önünde yer alan son cemaat yeri de oturup dinlenmek, 16. yy. içimize çekmek için oldukça uygun. Bu bölümde öyle geometrik desen ve süslemeler kullanılmış ki insanın saatlerce bakası geliyor.

Külliye tıpkı İzmit'te yer alan ve ta çocukluğumdan beri nedense Yeni Cuma Camii olarak bilinen ama batı giriş kapısının üzerinde yer alan yazıtta  açıkça Pertev Paşa Camii denilen Külliye’nin de Gebze’ de yer alan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi tarzında yaptırıldığı belirtilmektedir.

Devamını oku...
 

KOCAELİ GEBZE - ÇOBAN MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ

E-posta Yazdır PDF

Kocaeli Gebze ilçesinde bulunan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılmış en büyük külliyelerden birisidir. Yapı topluluğu cami, medrese, imaret, kütüphane, dergah, kervansaray, türbe ve paşa odalarından meydana gelmiştir.

Çoban Mustafa Paşa’nın asıl ismi Gazi Mustafa Bin Abdülkerim olup, Kapucubaşı görevinde bulunmuş, 1571’de ikinci Vezirliğe, 1522’de de Mısır Beylerbeyliği’ne getirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Hafsa Sultan ile evlenmiş Belgrat, Rodos seferlerine katılmış, 1529’da Viyana seferine gitmek üzere iken ölmüştür. Gebze’deki külliyesinin bir bölümünü oluşturan türbesine gömülmüştür.

 

Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’nin yapım tarihi ve mimarı tartışmalıdır. Mimar Sinan’ın eserlerinin listesini veren Tuhfetü’l Mimarin’de cami, imaret ve medresenin ismi geçmektedir. Cami ve medresenin kapıları üzerinde 1523-1524 tarihleri yazılı ise de Mimar Sinan 1521’de Belgrat, 1522’de Rodos seferine katılmıştır. Prof.Dr.Metin Sözen yapı topluluğunun tasarım ve uygulamasının tamamen Mimar Sinan tarafından yapılmasının güç olacağını belirtmektedir. Büyük olasılıkla yapı topluluğunun planlarını Mimar Sinan düzenlemiş, uygulamasını da Mimar Hüssam Ağa yapmıştır. Evliya Çelebi de bu konuda; “Bu camiyi Süleymaniye Cami-i Şerifi’ni yapan Koca Mimar Sinan’ın başhalifesi Hüssam Kalfa büyük bir maharet ve üstatlıkla yapıp, şirin ve ince fenlerinde büyük sanatını göstermiştir” demektedir.

Devamını oku...
 

HATAY PAYAS - SOKULLU MEHMET PAŞA KÜLLİYESİ

E-posta Yazdır PDF

HATAY PAYAS - SOKULLU MEHMET PAŞA KÜLLİYESİ

Hitit, Asur, Pers, Yunan, Helenistik, Roma, Bizans, Erken Arap, Haçlı, Ceneviz ve Memlük akın ve uygarlıklarına sahne olmuş ve sonuçta Sultan 1. Selim zamanında Mercidabık Savaşı (1516) ile Osmanlı topraklarına katılmıştır. Antik dönemde "Baias", daha sonra "Payas" adını alan yerleşim yeri, esas kimliğini Osmanlı döneminde kazanmış, kitabesine göre, 1574 yılında yapımı tamamlanan ve devrin ünlü Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa (1564-1579) tarafından başmimar Sinan (1539-1588) ve Hassa Mimarlar Teşkilatı'na inşa ettirilen külliye ile önemli bir iskele ve konaklama merkezi hüviyeti kazanmıştır. 

HATAY PAYAS - SOKULLU MEHMET PAŞA KÜLLİYESİMimar Sinan, başkent İstanbul dışında, gerek İstanbul'u Balkanlar ve Orta Avrupa'ya, gerekse Anadolu ve Yakındoğu'ya bağlayan askeri, sefer, kervan, haç ve ulak gibi amaçlara hizmet eden yollar üzerinde de külliyeler inşa etmiştir. Bu külliyelere "Menzil Külliyeleri" denilmektedir.

Geçit yeri, tepe akarsu kenarı ve denize yakın şekilde konumlanan menzil külliyelerinin yapımına, 16.yy'da başlanmış 17.yy'da devam etmiştir.

Derbent (sınırlarda bulunan küçük kale) Teşkilatı ile bağlantılı bir menzil yeri olarak belirlenen Payas, çevreden aşiretler getirtilerek yeniden iskana açılmış, bu bağlamda, Sultan 2. Selim zamanında (1566-1574) Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ve İmparatorluğun imkanlarıyla sahile, iskele, gümrük, tersane ve kule, sahilden birkaç metre içeriye de yeniden inşa edilen kale ve kapsamlı bir külliye yapılarak gerek bölgesel bir merkez oluşturulması, gerekse deniz ve karayolunun güvenliğinin sağlanması istenmiştir. Yeni kurulmaya başlayan bu kentin nüfusunu arttırmak için de iskana tabi tutulan aşiretlere bazı vergi kolaylıkları sağlanmıştır.

Devamını oku...
 

BİTLİS - ŞEREFİYE KÜLLİYESİ

E-posta Yazdır PDF

 

Bitlis şehir merkezinde, çarşı meydanında çayın iki kolunun kavuşum alanına kurulan Şerfiye Külliyesi cami, medrese, imaret, türbe ve hamam yapı topluluğundan oluşmaktadır. Yapı kitabe ve vakfiyesine göre, 1529 yılında IV. Şeref Han tarafından inşa edilmiştir.

Hamam yapısının dışında kalan yapılar külliyenin avlusu etrafında sıralanmıştır. Avlunun doğusunda medrese, güneyinde cami, bitişiğinde türbe, kuzeyinde imaret yer almaktadır. Külliye, batısındaki yüksek kayalıkla doğusundan akan çay arasında sıkışmış olsa da, düzgün kesme taş malzemesi, zengin dekoratif süslemeleri ile Bitlis’in anıtsal önemli yapılarından biridir.

Cami, dikdörtgen bir plana sahip olup, son cemaat yeri, kuzeydoğu köşesinde ana giriş mekanı ve bunun kuzeyine bitişik türbe yer almaktadır. Caminin mimarlık tarihi açısından en önemli ve gösterişli bölümünü taç kapı ve doğu cephesi oluşturmaktadır.

Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 - 2