İstanbul Enderun Eğitim ve Kültür Vakfı Sitesi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa MEDRESELER
Medreseler

BİTLİS - İHLASİYE (GÖKMEYDAN) MEDRESESİ

E-posta Yazdır PDF

BİTLİS - İHLASİYE (GÖKMEYDAN) MEDRESESİ BİTLİS - İHLASİYE (GÖKMEYDAN) MEDRESESİ

Bitlis şehir merkezinin Gökmeydan Mahallesi’nde yer almaktadır. Külliye içinde bulunan medrese, Şemseddin Han oğlu Emir Şerifhan tarafından 1589 yılında inşa edilmiştir.

Medrese doğu-batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen bir plan şeması üzerine kurulmuştur. Dikdörtgen formu arka cephenin ortasındaki beş kenarlı çıkıntı değiştirmektedir. Dört eyvanlı kapalı avlulu Selçuklu medreseleri şemasında tasarlanıp uygulandığı, ancak daha sonraki dönemlerde bazı değişiklikler yapılmıştır. Girişin hemen karşısında yer alan ve kubbeli orta mekanla birleşen ana eyvan, cepheden dışa taşan beş kenarlı bölümle bütünleşmiştir. Medresenin köşelerinde kalan diğer mekanlar, güneydoğuda mescit; diğerlerinde orta eksene paralel konumda ikişer oda şeklinde düzenlemiştir.

BİTLİS - İHLASİYE (GÖKMEYDAN) MEDRESESİ BİTLİS - İHLASİYE (GÖKMEYDAN) MEDRESESİ

Tamamı düzgün kesme taştan yapılan eser dört yönden köşe kuleleri ile desteklenmiştir. Orta mekan içten kubbe, dıştan sekizgen kasnağa oturan basık bir külahla örtülmüştür. Kasnağın her kenarında sivri kemerli pencereler yer almaktadır. Diğer mekanlar ise içten beşik tonoz, dıştan düz dam şekilde tasarlanmıştır.

Plan, mimari ve süsleme özelikleri ile klasik Selçuklu eserlerini hatırlatan medrese, Bitlis’in en görkemli mimari yapılarından biridir. Günümüzde Bitlis İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü hizmet binası olarak işlev görmektedir.

 

HAKKARİ - ZEYNEL BEY MEDRESESİ

E-posta Yazdır PDF

Hakkari - Zeynel Bey Medresesi Hakkari - Zeynel Bey Medresesi Hakkari - Zeynel Bey Medresesi

Hakkari Merkez Güleşer Baba Mahallesi’nde yer almaktadır. Medrese XVI. yüzyılın ikinci yarısında Hakkari Beyleri’nden Zeynel Bey tarafından inşa edilmiştir. Yapı kuzey-güney istikametinde zemine kurulmuştur. 

Dikdörtgen planlı, tek katlı bir avlu ve avlu etrafında sıralanmış birçok farklı mekandan meydana gelmiştir. Günümüzde oldukça tahrip ve yıkık olan medresede bilimsel kazılar devam ettiği için plan şeması tam olarak belirlenememiştir. 

Medreseye kuzey bölümden açılmış bir kapı ile girilmektedir. Yapının beden ve iç duvarlarında kaba yonu ve moloz taş kullanılmıştır. Mevcut kalıntılarda süsleme elemanına rastlanmamış olup, bağlayıcı malzeme olarak kireç harcı kullanılmıştır.

 

ÇANKIRI - ÇİVİTÇİOĞLU MEDRESESİ

E-posta Yazdır PDF

Çankırı - Çivitçioğlu Medresesi Çankırı - Çivitçioğlu Medresesi

Büyük Caminin kuzeydoğusunda sokak köşesinde yer alan dikdörtgen planlı, zemin katı taş, esas yapı bağdadîdir. Birinci kat yerden 1.5 m. yükseklikte ahşap konsollara çıkma yaparak oturmaktadır. Üstü alaturka kiremitli kırma çatı ile örtülüdür. Köşelerde yuvarlatılmış olan saçaklar oldukça geniş ve saçak altları ahşap çıtalarla düzenlenmiştir. Vakıf kayıtlarına göre 17. yüzyıla aittir. Uzun yıllar inşaat malzemelerinin konulduğu depo olarak kullanılan Çivitcioğlu Medresesi Çankırı Belediyesi tarafından tefriş edilerek ziyarete açılmıştır.

Çankırı - Çivitçioğlu Medresesi

 

ÇANKIRI - TAŞ MESCİD (Cemaleddin Ferruh Darülhadis'i)

E-posta Yazdır PDF


Çankırı -Taş MescitTaş Mescid, (Cemaleddin Ferruh Darülhadisi) Çankırı'da Selçuklu Dönemi'nden kalma en önemli yapıdır. İki ayrı yapıdan oluşan eserin şifahane kısmı, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrevoğlu I. Alaadin Keykubat zamanında Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından Miladi 1235 yılında yaptırılmıştır. Şifahaneye 1242 yılında bir de darulhadis kısmı ilave edilmiştir.

Yapının plastik sanatlar bakımından önemi ise, üzerinde yer alan iki adet figürlü parçadan meydana gelmektedir. Bunlardan biri sürekli yayınlara konu olmuş ve üzerinde durulmuştur. 100x25 cm ebatlarındaki bu kabartmanın özelliği, gövdeleri birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifidir. Ejderlerin başları birbirine karşılıklı gelecek şekilde biçimlendirilmiştir. Günümüzde "Tıp Sembolü" olarak kullanılan kabartmanın orjinali kaybolmuş olup aslına uygun olarak yaptırılan yenisi yerine konulmuştur.

Halk arasında su içen yılan olarak da isimlendirilen ikinci parça diğerinin aksine alçak kabartma şeklinde olmayıp başlı başına bir heykel görünümündedir. Darulhadis'te kullanılan gözenekli taştan yapılmış olan parça kupa şeklinde olup gövdesine bir yılan sarılmakta ve üst kısmında uzantı yaparak sonuçlanmaktadır. Bu motif ise günümüzde "Eczacılık Sembolü" olarak kullanılmakta ve halen Çankırı Müzesi'nde sergilenmektedir.

Çankırı Taş Mescid  
Çankırı Taş Mescid  
(Fotoğraflar: Kadir Yılmaz - Ümmühan Yılmaz)

 

SİVAS - GÖK MEDRESE (Sahibiye Medresesi)

E-posta Yazdır PDF

Fotoğraf: Aydın Sertbaş

Sivas - Gök Medrese (Fotoğraf: Aydın Sertbaş)Asıl adı Sahibiye Medresesi. İsmi bazen bitişik olarak "Gökmedrese" şeklinde de yazılabilir. Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli eserlerinden biri olan Gök Medrese Sivas ilimizdedir.

Batı yönünde giriş kapısının yer aldığı ana büyük kapı üzerindeki kitabesinden anlaşıldığına göre 1271 yılında Sahip Ata Fahrettin Ali (Arapça: صَهِپ اتَ فَكهر ال ضِن الِ Sâhip Ata Fakhr al-Din Ali) tarafından Mimar Kaluytan'a (Kaluyan el-Konevi) yaptırılmıştır. Taç kapısının yan sütunca başlıkları üzerinde karşılıklı olarak yazılı imzaya göre Gök medresenin mimarı Konyalı Kaluyan'dır.

Taç kapının üzerindeki kitabede şöyle yazılmıştır:

عمر في ايام دولة السلطان الاعظم شاهنشاه المعظم غياث الدنيا و الدين كيخسرو بن قليج آرسلان خلد الله دولته

"Ulu sultan, yüce şahlar şahı, dünya ve dinin yardımcısı Kılıçarslan oğlu Keyhüsrev’in devleti zamanında yapılmıştır. Allah devletini daim eylesin."

Çifte minareli taç kapısı, ve kapının üzerindeki süslemeler, yapının en görkemli bölümüdür. Süslemelerde 12 tür hayvan başı, yıldız, ve hayat ağacı motifleri kullanılmıştır. Duvarları yontma kalker taşından yapılan medresenin minareleri 25 metre uzunluğundadır.

Gök Medrese açık avlulu dört eyvan şemasının uygulandığı iki katlı olduğu iddia edilen bir medresedir. Plastik sanatın şaheserlerinden olan taç kapıda mermer malzeme nedeniyle ışık gölge sistemi genel görünümünü etkilemektedir. Ayrıca sırlı tuğla ve mavi çini işçilikli tuğla örgülü minarelerde taç kapıya daha da önem kazandırmaktadır. Cephenin solunda üç dilimli kemeri, iki satırlık kitabesi ve üç yönü dolaşan geometrik bordürüyle çeşmesi cepheyi daha hareketlendirmiştir. Bu hareketliliği sağ ve sol tarafta benzemeli pencereler ve bekitme kuleler tamamlamaktadır. Medrese taç kapının üst iki köşesinde iç içe girmiş hayvan başları doldurmaktadır.

Devamını oku...
 

BURSA - YEŞİL MEDRESE (Sultaniye Medresesi)

E-posta Yazdır PDF


Bursa - Yeşil MedreseÇelebi Sultan Mehmet
’in isteği ile 1415-1919 yıllarında yapılan Yeşil Cami Külliyesi, cami, medrese, hamam, imaret ve medreseden meydana gelmiştir. Yapı topluluğundan, caminin cümle kapısı üzerindeki kitabeden öğrenildiğine göre mimarı Hacı İvaz Paşa’dır.

Yeşil Medrese Çanlı (Yeşil) Deresi’nin yanında, Babacan Köprüsü’nün yakınındadır. Sultaniye Medresesi olarak da bilinen Yeşil Medrese´nin yapımını Çelebi Sultan Mehmed diğer külliye yapıları ile birlikte 1419 yılında başlatmıştır.

Anadolu Selçuklu medreselerinin bir devamı niteliğinde olan Yeşil Medrese plan olarak Yıldırım Medresesi'ne de çok yakındır. Medreseye kuzeydeki üzeri çapraz tonozlu bir eyvandan girilmektedir. Geniş bir avlusu bulunan medresenin avlusunda mermerden bir havuz bulunmaktadır. Medrese bu avlunun etrafında revaklı bir gezi yeri ve bunun arkasında 14 medrese odasından meydana gelmiştir. Bu odalardan beşi doğu, diğer beşi batı yönünde olup, girişin iki yanında da ikişer oda bulunmaktadır. Avluyu üç taraftan kuşatan odaların önündeki revak, 18 sütunun birbirine sivri kemerlerle bağlanması ile meydana gelmiştir. Buradaki sütun gövdeleri ile başlıkların bir kısmı Bizans dönemine ait devşirme parçalardır. Bu revakların üzeri de yakın tarihlerde yapılan onarımlar sırasında çatı ile örtülmüş ancak orijinalinde bunların küçük birer kubbe ile örtülü olduğu bilinmektedir.

Devamını oku...
 

KAYSERİ - KÖŞK MEDRESE

E-posta Yazdır PDF

Köşk Medrese, Eratna Beyliği'nin kurucusu olan Aleaddin Eratna tarafından eşi Melike Suli Paşa Hatun (Doğa Hatun, Anadolu'nun ilk kadın valisi) adına 1339 (Hicri 740) yılında inşa ettirilmiştir. Kayseri şehir merkezindeki Gültepe Mahallesi'nin Köşk Dağı mevkiindedir. Medresenin avlusunun ortasında bir kümbet (türbe) yer almaktadır. Bu kümbette Aleaddin Eratna'nın yanısıra eşi Suli Paşa Hatun ve oğulları Giyaseddin Mehmed ve onun oğlu Aleaddin Ali'nin mezarları bulunmaktadır.

Kayseri - Köşk Medrese

Yapı günümüzde medrese olarak bilinmekle beraber, tarihi kaynaklarda ilk inşa amacının tekke olduğu yazmaktadır. Halil Edhem, "Kayseri Şehri" adlı eserinde medresenin Şer'i Mahkeme Sicilleri'nde göre Aleaddin Eratna tarafından Şeyh Evhadüddîn Kirmânî sufilerine (tasavvuf ehline) ait tekke olmak üzere kurulmuş olduğunu yazmaktadır. Aynı şekilde Mehmet Çayırdağ’ın incelemelerinde, bu yapı ile ilgili olarak Şeyh Kasım’ın 1657 tarihinde elindeki vakfiyesini kanıt göstererek Köşk Medresesi’nin tekke (hankah) olduğu için medrese olarak kullanılmasına itiraz ettiğini ve müracaatının kabul gördüğünü yazmaktadır. 

Kayseri - Köşk Medrese Planı

Köşk Medrese, günümüzde Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından ''Aşevi'' olarak kullanılmaktadır.

Köşk Medrese, 30X36 metre boyutlarında ve dikdörtgen planlıdır. Medresenin kuzeyde bulunan tonozla örtülü girişinin iki yanında, sivri tonoz kemerle örtülü ve ikişer katlı dört oda bulunmaktadır. Üst kattaki odalara merdivenle çıkılmaktadır.

Devamını oku...
 

KONYA AKŞEHİR - TAŞ MEDRESE (Halkalı Medrese)

E-posta Yazdır PDF


Konya Akşehir - Taş MedreseKonya Akşehir ilçesi, Altınkalem Mahallesi, Eski Afyon Caddesi üzerinde bulunan Taş Medrese, aynı zamanda mescit, türbe, hankâh, imaret ve çeşmeden meydana gelen bir külliye görünümündedir. Günümüze yalnızca mescit, medrese ve türbe gelebilmiştir. Bugün Akşehir Arkeoloji Müzesi olarak kullanılan Taş Medrese’ye halk arasında Halkalı Medrese ismi de verilmiştir.

Medresenin giriş kapısı üzerindeki üç satırlık kitabesinden öğrenildiğine göre; Anadolu Selçuklu sultanlarından II.Keyhüsrev’in oğlu II.Keykubat zamanında başvezir olan Emirdad Sahipata Hüseyin oğlu Fahreddin Ali tarafından 1250 yılında yaptırılmıştır. Akşehir Arkeoloji Müzesi’ndeki bir kitabeden öğrenildiğine göre de hankâh ile imaret, medrese ve mescitten on bir yıl sonra yapılmıştır.

Taş Medrese açık avlulu, dört eyvanlı plan tipindedir. Giriş kapısı ile baş eyvan kuzey-güney yönünde; iki yayvan eyvan ise onlara dikey olarak yapılmıştır. Orta avlunun iki tarafı revaklı ve dikdörtgen planlıdır. Giriş kapısının sağındaki odalar medrese öğrencilerine ayrılmıştır. Konya Akşehir - Taş MedreseAvlunun doğusundaki kapalı bölmelerle açık eyvan dershane olarak kullanılmıştır. Medresedeki beş odanın içerisinde ocakları bulunmaktadır. Avlunun iki yanında sivri kemerlerle birbirine bağlanmış revakların mermer sütunları antik bir Bizans yapısından alınarak burada kullanılmıştır. Sütunların bazıları tek, bazıları iki parça halinde olup, kelepçelerle birbirlerine bağlanmıştır. Sütun başlıkları Roma ve Bizans dönemlerine ait olup, üç sütun başlığı da ters çevrilerek kullanılmış sütun kaideleridir.

Medresenin mescit dışında kalan bezemeleri portal, ana eyvan ve türbede yoğunlaşmıştır. Ana eyvanın geniş kemeri mermerden olup, üzeri portalde olduğu gibi geometrik ve bitkisel bezemelerle kaplanmıştır. Moloz taştan yapılan medresenin yapımında devşirme malzeme ve mermer çokça kullanılmıştır. Kemer ve tonozlar tuğladandır.

Taş Medrese ve diğer yapılar, yapıldığı XIII. yüzyıldan sonra birçok onarım geçirmişse de bu onarımları belirten bir kitabeye rastlanmamıştır. Son olarak 1941–1944, 1965–1966 yıllarında onarılmış ve Arkeoloji Müzesi olarak düzenlenmiştir.

 

AFYONKARAHİSAR - TAŞ MEDRESE

E-posta Yazdır PDF


Hattat Ömer KureşAfyonkarahisar Güzel Sanatlar Yaşatma Derneği başkanı hattat Ömer Kureş 35 yıldır güzel sanatlarla uğraştığını belirterek Taş Medrese’nin kendilerine verilmesini istedi. Kureş “Burası bize verilirse ikinci bir üniversite olabilir”

"Afyonkarahisar’da çok güzel eksikliğini hissettiğimiz bir noktayı dile getirmek istiyorum. 5 yıldır Güzel Sanatlar ile uğraşıyorum. 35 senedir bunun zorluklarını ve ezikliklerini hissettiğimiz için ilimizde Afyonkarahisar Güzel Sanatlar Yaşatma Derneği'ni kurduk. Sanatkar arkadaşlar ile birlikte amacımız bütün ilimizde güzel sanatlarla uğraşan arkadaşları ile bir araya getirmekti. Birlikten kuvvet doğar”

SANAT MERKEZİ OLMALI

İlimizde bir sanat merkezinin açılmasının gerekliliğine dikkat çeken Kureş “Afyonkarahisar gelişmekte olan bir şehir. Sanat merkezinin açılması ilimize çok büyük bir kazanç getirecek. Ölmek üzere olan meslekleri geri kazandıracağız. Üniversitedeki hocalar ile görüştüm. Taş Medrese’nin bize tahsis edilmesiyle birlikte yapacağımız projelerimizi anlattım. Orası 2’inci bir üniversite olabilir denildi. Ancak burayı alamıyoruz. Burası Vakıflara ait. Vakıflar İl Müdürlüğü ile görüştüm. Ama bir sonuç çıkmadı”

İLİMİZ GELİŞİYOR

Afyonkarahisar Belediye Başkanı ile görüştüklerini söyleyen Afyonkarahisar Güzel Sanatlar Yaşatma Derneği Başkanı Hattat Ustası Ömer Kureş “Amacımız bütün Güzel Sanatları ve El Sanatları ile uğraşanları bir araya toplayıp daha güzel eserleri sergilemek. Bilindiği gibi İlimiz gelişmekte olan bir şehir. Oteller ve büyük binalar yapıldığı zaman oralarının dekorasyonu olacak yani bu sanat merkezinde oralara cevap verecek işler yapabilmeliyiz.” dedi.

MEDRESE’Yİ İNCİ YAPARIZ

“Afyonkarahisar’ımızı dünyaya tanıtmak istiyoruz” diyen Kureş “Sanatsal gençler yetiştirmek istiyoruz. Burası halka ve öğrenmek isteyenlere açık olacak. Şuanda 70 sanatsever burasının açılmasını istiyor. Sanat Merkezinin açılması İlimize büyük bir kazanç getirecek. İstanbul’da meslek edindirme merkezi var herkes bir çatı altında toplamış halk sanatçısı resim sanatçısı gençlere belge veriliyor. Buradada meslek edindirme kursu olabilir. Afyonkarahisar’da güzel eserleri daha ön plana çıkartabiliriz. Buna ihtiyacımız var. Taş Medrese’yi bize tahsis ederlerse Afyonkarahisar’ın incisi yaparız.”

AGC BAYRAM GAZETESİ

 


Sayfa 2 - 3