İstanbul Enderun Eğitim ve Kültür Vakfı Sitesi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa MEDRESELER ÇANKIRI - TAŞ MESCİD (Cemaleddin Ferruh Darülhadis’i)

ÇANKIRI - TAŞ MESCİD (Cemaleddin Ferruh Darülhadis’i)

E-posta Yazdır PDF

Çankırı - Taş Mescid (Darülhadis)

TAŞMESCİD: ANADOLU’DA KURULAN İLK DÂRÜLHADİS

Hakkı Duran

Kur’an ve Sünnet, İslâm’ın birbirini tamamlayan iki temel kaynağıdır. Sünnetin ifadesi olan hadisler de esas itibarıyle vahy ve ilhama dayanır. Hz. Peygambere ve onun sünnetine uymayı kesin bir şekilde uymayı emreden bir çok âyet ve hadisler mevcuttur.  

Hadis, sünnetle eş anlamlı olup, Peygamber Efendimize nispet edilen söz, fiil, takrir ve niteliklere denmektedir. Bir diğer ifade ile sünnetin söz ve yazıyla nakledilmiş şekli demek olan hadislerin toplanması, tasnifi ve değerlendirmesi şeklinde  yapılan ve yaklaşık  üç asır süren çalışmalar sonucu geniş sahası olan bir ilim dalı meydana geldi.[1] Bir tanım olarak  hadis, Hz. Peygamber’in sözlerini, fiillerini ve tasviblerini ifade eden terimdir. Hadisleri tesbit, nakil ve anlamaya yönelik ilim dalına da hadis ismi verilmektedir.[2] 

DÂRÜLHADİS NEDİR? 

Dâr kelimesi, “yer, mekân,ev, yurd” gibi anlamlara gelmektedir. Dârü’l-hadis, “Hadis okutulan yer” demektir. Önceleri evler, mescidler ve medreseler bünyesinde yapılan hadis öğretimi faaliyeti, ilk defa Büyük Selçuklular döneminde dârülhadis denen ayrı müesseselerde yapılmaya başlamıştır. Hadis mektebi, hadis medresesi anlamında olup, bu öğretim faaliyetinin yapıldığı bina anlamını da ihtiva eder. 

İslâm dünyasında medreselerden ayrı olarak “Dârülhâdis” adıyla  ilk öğretim kurumu, 1170’de Şam’da kurulmuştur. Kurucusu Selçuklu atabeglerinden Nûreddin Mahmûd  Zengî'dir (ö.1174). Dârü’l-hadîsi’n-Nuriyye diye adlandırılan bu müessese, büyük muhaddis ve tarihçi İbn Asâkir (ö.1175)  adına yaptırılmıştır. Şam’da kurulan bu müesseseden yaklaşık 70 yıl sonra Anadolu’da ilk dârülhadisin kurulduğunu görmekteyiz. 

ANADOLU’DA İLK DÂRÜLHADİS

Anadolu’da kurulan ilk dârülhadis,  ötedenberi iddia edildiği şekliyle Konya İnce Minare Darülhadisi olmayıp ondan 35 yıl önce kurulan ”Çankırı Dârülhadisi”dir. 

 Bu konuya dikkatleri ilk kez çeken merhum Prof. Dr. Ali Yardım’a[3] şükran borçluyuz.

Çankırı - Taşmescid 1927 tarihli kartpostal

 Taşmescid diye bilinen Selçuklu devri eseri, “darüşşifa” tarafı ile ön plana çıkarılmış olup, asıl kimliği bu yüzden gölgede kalmıştır. Halbuki  yıllara direnen bu eser, Anadolu’da kurulan ilk dârülhadisdir. Dârüşşifa (Bimâristan, dârü’l-âfiye, hastane) 1235 yılında inşa edilmiş olmakla birlikte bu eserden  bugüne  yalnız kitâbesi kalmıştır. Çankırı’ya iki defa gelerek bu eseri inceleyen ve kitabesini doğru biçimde okuyup bizlere aktaran Ali Yardım, şu önemli ifadeyi eklemeyi de ihmal etmemiştir: 

Çankırı Cemaleddin Dârülhadisi orijinal kitâbesi ile günümüze kadar gelebilen en eski dârülhadis binasıdır. Bu hüviyeti ile farklı ve mümtaz bir kıymeti hâizdir. Ayrıca bu bina, ruhaniyetli bir yapıya sahip olan Çankırı şehri için de bir şeref âbidesi'dir.”[4]  

Merhum Ali Yardım, darülhadis kitabesini şu şekilde çevirmiştir:

Bu dârülhadis ve mezarlığın yapılmasını, 640 (1242) yılında lûtfu bol Allah’ın rahmetine muhtaç zayıf kul, Abdullah oğlu Atabey Ferruh emretti”[5]

 

İslam tarihinde İlk dârülhadisi inşa ettiren Nureddin Mahmud Zengî gibi Cemaleddin Ferruh da bir Selçuklu atabegidir. Atabeg, şehzadeleri yetiştirmekle görevli güvenilir, umur görmüş devlet adamlarına verilen Türkçe bir ünvandır. Bazen Lala şeklinde kullanılmaktadır.

640/1242 tarihinde inşâ edilen bu dârülhadis, 633/1235’de yapılan darüşşifanın gölgesinde kalmıştır. Yapılan inceleme ve araştırmalarda darüşşifa ön plana çıkarılmış, Anadolu’da bir ilk olan dârülhadisten fazla söz edilmemiştir. Bu konuyu gündeme getiren Prof. Dr. Ali Yardım, yaptığı tespit ile önemli bir gerçeği ortaya koymuştur . Yardım’a göre, şu anda mescid olarak kullanılan kısım, medresenin ders okutulan eyvan kısmıdır. Talebe odalarının güney kısımda arsa üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Çankırı’yı ruhaniyetli yapıya sahip ve Taşmescid'i bir şeref âbidesi olarak gören Ali Yardım’a Cenab-ı Hak’dan rahmet niyaz ederim. Ona olan minnet borcumuzu kitaplarından bir veya birkaçını okuyarak ifa etmeye gayret edelim. Cemaleddin Ferruh’a da rahmet ve şükranlar…

Sonuç olarak;

1-Anadolu Selçukluları döneminde Lala Cemaleddin Ferruh tarafından 1235 yılında yaptırılan dârüşşifâ (hastane, bimâristan, dârülâfiye) nın yalnız kitabesi günümüze gelebilmiştir. Yılan motifi bu yapıya aittir.

2-Dârüşşifanın yanına 1242 yılında dârülhadis inşa edilmiştir. Bugün ayakta kalan Taşmescid dediğimiz taş yapı, Cemaleddin Ferruh Dârülhadisi’dir. Bu zatın kabri de bu yapı içindedir. Anadolu’da inşa edilen ve kitabesiyle birlikte günümüze kadar ayakta kalabilen ilk dârülhadis olması ve taş işçiliğinin güzel bir numunesi olması hasebiyle eşsiz kıymete sahiptir.

Yukarıda açıklanan özellikleriyle bu eser, tarih ve turizm açısından yeniden değerlendirilmeye muhtaçtır. Kendi dalında Anadolu’da  ilk olan bu eşsiz Selçuklu yâdigârının restorasyonunun gerçekleşmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. 

 

[1]Nuri Topaloğlu, Selçuklu Muhaddisleri, D.İ.B. yayınları, Ankara, 1988, s.37,38; 

[2] TDVİA ,”Hadis” maddesi, cilt. 15, s.27 ve..

[3] Prof. Dr. Ali YARDIM(1939-2006) : Ülkemizin yetiştirdiği önemli hadis bilginlerinden biridir.
     1939 yılında Alanya – Oba Köyü’nde doğdu. 1944 yılında başladığı öğrenim hayatını, 1965’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nden mezun olarak tamamladı. Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü İzmir Yüksek İslâm Enstitüsü ve Dokuz Eylül Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde görev aldı. 1984’de Doktor, 1987’ Doçent ve 1993’de Profesör oldu. Dokuz Eylül Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Hadîs Anabilim Dalı Öğretim Üyesi  olarak görev yaptı. 2Ocak 2006’da en verimli çağında aramızdan ayrıldı.

Evli ve üç erkek evlâdı olan Prof. Dr. Ali Yardım’ın Arapça’ya vukufu, Klâsik Türkçe’ye âşinalığı, Fransızca ve Farsça ile de ünsiyeti bulunuyordu.

ALİ YARDIM’IN Eserleri:
1. Mesnevî Hadisleri, D.E.Ü. Sos. Bil. Ens., İzmir 1984 (basılmamış doktora tezi)
2. Hadîs I-II, Damla yayınevi, İstanbul 1984 (4. baskı 2000)
3. Peygamberimiz’in Şemâili, Damla Yayınevi, İstanbul 1997 (7.baskı 2005), (560 s.)
4. Şihâb’ül-Ahbâr Tercümesi (Kuzâî’nin), Damla Yayınevi, İstanbul 1999 (1.baskı), (520 s.)
5- İslam’da Altın Yüzük Kullanımı,
6- Ashâb Bilgisinin Kaynakları ve Tirmizî’nin Tesmiyetü Ashâb’in-Nebî’si
7- Temel Kültür Müesseselerimizden Dârulhadîsler.

Ali Yardım hakkında A. Turan Alkan tarafından yazılmış değerli bir makale için  bkz:  http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=1585

[4] Ali Yardım, Temel Kültür Müesseselerimizden Dârülhadisler, İstanbul 1995, s.66.

[5] Ali Yardım, age. s.65

Kaynak: http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=1689&PID=12384